24 Aralık 2008 Çarşamba

Nazoşumun bu hali kalmadı şimdi kocaman bir kız oldu:) kendi deyimiyle abla oldu. bu resim koymamın nedeni kolaj denemesi yaparken nedense bunlar takıldı gözüme. çok tatlı çıkmış bebeğim.fotoğraf makinasıyla arası pek iyi değil poz vermez asla o yüzden kaç kovala yapıyoruz.yeni fotoğrafları yapıp ekleyinceye kadar byy.

8 Eylül 2008 Pazartesi

Yazın Son Demleri:(

Yaz mevsimide geldi yaktı kavurdu tüm türkiye'yi ve sessizce yerini sonbahara verme hazırlığında.Eylül ayının ilk günlerindeyiz artık sabahları üşüyoruz. Nazoşu sıkı sıkı sarmaya başladık.Hiç istemiyorum kışın gelmesini nedendir bilmem ama, kış mevsimini hiç sevmem evden dışarı çıkamama,hasta olma korkusu helede kar yağdığında trafiğin felç olma durumuna birde belki yaz gününde doğmuş olmamında etkisi olabilir.Tabiki yapacak bişey yok elden ne gelirki kış kapıyı çalmak üzere. Hazırlıklar tamamlandı sayılır.Bu yaz çalışdığımız için yazıda anlamadık geldi geçti bir kere havuz koskaca 3 ayda kime yeterki.Fırsat bulamayınca yapacak birşey yok.Bir dahaki yaz için planlarımızı yapmaya başladık inşallah gerçekleştirebiliriz.Babamızın köyüne gittik geçtiğimiz hafta sonu.Ben pek sevmiyorum köyü belkide genç olmamasından dolayıdır.Ama eşimin ısrarlarına daha fazla dayanamayarak gittik.Bu işden tek karlı çıkan nazoş hanım oldu.Çok sevdi kediler köpekler onun bu kalabalık şehir hayatında arayıpta bulamadığı bir ortamdı.Temiz havası, doğal yiyecekleri de cabası. Arada gaka(parka) dedi ama sağdan soldan çıkan hayvanları görünce unutuyordu tabii. Köy demeyi de öğrendi nazca diliyle:) böö. Yeni öğrendiği birsürü şey oldu. Çocuklu olmak çok güzel yazda olsa kışda olsa mevsim evladın yanında olunca nerde olursan ol cennet oluyor sana.Hayatı anne ve baba olarak onun için yaşıyoruz. ona göre plan yapıyoruz o neden mutlu olur neyi sever yada neyi çok severek yerde doyar diye düşünerek yapıyoruz.Hatta babasını benden kıskandığı için sırf üzülmesin kıskanmasın diye yanında birbirimize sarılmayı masumca öpmeyi bırakın dokunmuyoruz bile.Kızımızın ilk aşkı babası elinden nasıl alabilirim. Bir süreliğine tabii (bir kaç yerde okuduğuma göre bu süreç 3 yaşına kadar sürüyormuş idare edeceğiz).Sadece benimle paylaşmasa neyse başka bir çocuğa babası ilgi göstersin hemen araya giriyor paylaşılamıyor babamız.Bu olay aslına bakarsanız beni sinir ediyor.Nasıl kıskanıyorum sanırım 3 yaşına gelmesine ve ilk aşk olmakdan çıkıp babasının olduğunun farkına varana kadar dayanamayacağım bir gün patlayacağım o kadarki yemeğini bile babasının yedirmesini istiyor.Babamızında keyfine diyecek yok dört köşe oluyor.Babaçi cıkliy (babacığım seni çok seviyorum diyor nazca:)) Bir yer keşfettik aslında hep varmış ama biz yeni keşfettik Ankara'da http://www.kindyroo.net/ diye çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimine faydalı olan bir yer bu hafta sonu için nazoşu ve arkadaşı arda'yı buraya götüreceğiz bakalım neler yapacaklar.Ankara'da yaşayan böyle bir yer arayanlara tavsiye ederim çok güzel bir yere benziyor sitesine girip inceleme yapabilirsiniz. ilk seansıda ücretsiz bu arada en azından denemeniz için.bir dahaki sefere edindiğimiz deneyimlerde görüşmek dileğiyle.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Beklenen Gün Geldi ve Teyzemiz Evlendi








Evet beklenen gün geldi kızımın teyzesi evlendi yuvadan uçtu.Bizim için gerçekten çok zor oldu.Yaşanılan onca şey anılar çocukluğumuz hepsi gözümün önünden aktı geçti. Kardeşim beyaz gelinlik içinde yeni hayatına ilk adımları atıyordu.Ailesi olarak hem çok mutluyduk hemde içimiz yanıyordu çünkü artık yanımızda değil kıbrısa gelin gidiyordu benim küçük kardeşim :( burda bizimle olmasını çok istiyordum ama bu onun hayatıydı artık. Allahım ne kadar zormuş çok ağladım gitme demek istedim sarıldık ağladık bidaha sarıldık.Ölüm ayrılığı olmasın mutlu olsun deyip teselli ettik. Gurbet kuşum oldu artık.Naz ilk defa gelin gördü ve o gelin onun bitanecik değdisi (sevgi diyor aslında) hergün onu yıkayan uyutan değdisi (sevgi'si).

Bende birgün baba evinden çıktım ama arkamda bu denli bir acı bıraktığımı hiç düşünmemişdim çünkü giden bendim kalanlar teselliyi birbirinde buldular.Şimdi kalan biz olduk giden değdimiz (sevgimiz). Allah'ım sizi birbirinizden hiç ayırmasın hep böyle mutlu olun ve birbirinizi hep sevin, sayın.Ayrılığımızın acısı siz mutlu oldukca azalacak çünkü.

Canım Kardeşim seni çook seviyorum.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Bugün BABAMIZIN Doğum Günü...









30.Temmuz.1974 nazoşun biricik babası benim sevgili eşim dünya'ya gelmiş.Şimdilerde 35. doğum gününü kutluyoruz.İyiki doğdun iyiki varsın aşkım.Allahımdan bir ömür boyu beraber olmayı el ele yaşlanmayı diliyorum.Seni çok seviyorum.Tabiki naz'da seni çok seviyor.
Biz Ankara'da yaşıyoruz bilenleriniz vardır aranızda Ankara'nın yazı hiç çekilmez.Sıcak kavuruyor resmen tabii deniz olmadığı için esintide pek yok.Bu yıl kardeşimin yani nazoşun teyzesinin düğünü var (azda kaldı gerçi) o yüzden tatil planı yapamadık.Belki düğün sonrası plansız bir şekilde çıkarız ümidi var bende(inşallah). Bu yaz sıcağında tatile gidemeyip çalışmaya devam ederken bir ara neden havuza gitmiyoruz dedik ve hemen havuza gittik.Öyle bunalmışızki çok iyi geldi.Naz mı? hiç suda çıkmadı ilk deneyimiydi ama çok eğlendi hiç çıkmadı sudan.Korkmuştuk belki girmek istemez bize rahat vermez diye ama korktuğumuz olmadı.Nede olsa artık deneyimli bir anne babayız. Gitmeden orada lazom olacak herşeyi çorbasına kadar yanımıza aldık.Acıkınca çorbasını içti.Uykusu gelincede çok rahat uyudu hemde mışıl mışıl. Uyanır uyanmaz hooop havuza çok sevdi, balıklarıyla suyun içinde oynadı. Yüzme çabalarıyla bizi mest etti:) Hayatımızın neşe kaynağı kızımız.

Bundan sonra sık sık tekrarlamayı düşünüyoruz. Sizlerede tavsiye ediyoruz...

10 Haziran 2008 Salı

Babalar Günü Geldi

Prensesimizle günler çok çabuk geçiyor.yarın doktor kontrolümüz var bakalım naz hanımın gelişimi nasıl.Gerçi maşallahımız var ama. Aşıda olacak nazoş prevener neyseki artık son aşımız.Bu arada zuzu artık kendini korumayı öğrendi galiba, bizim üzerimizde vurma ve zevk alma yöntemiyle kol kaslarını geliştirdi.Artık arda'nın gazabından kendini koruyacak:)) zuzum her görüştüğümüzde yanımdan ayrılmıyor ve ilk dakikadan tokatı yiyor.Neyseki öğrendiği tekniklerle umarım kendini koruyabilir. Geçenlerde Ankara'nın suyundan dolayı sanırım salgın bir ishal vakası geçirdik. 1 hafta canım yavrum ishal oldu.Biraz zayıfladı ama şimdi toparlamaya başladı. Bir anne için en kötü şeylerden biridir herhalde evladının hasta olduğunu görmek.Keşke senin yerine ben hasta olsaydım annecim.Annii annii deyip durdu zuzum.Birde naz hanım balkondan aşağı birşeyler atmayı keşfetti.Evde ne varsa teker teker aşağı atıyor.Babamızda gidip topluyor:))ayakkabı,poşet,çorapları,mandallar,toz bezi,mutfak bezi vs. Engel tanımıyor.Reklamları görünce dünya ile bağını koparıyor.En sevdiği reklam ise şu aralar pulsar adlı dizinin köpek kahramanı.Köpek havlıyor bizimkide hiv hiv diye ses çıkarıyor çok komik oluyor.Tabi dinlediği müziği nasıl unuturuz ''evlerinin önü boyalı direk'' nakarat bölümünde ''aaaa'' diye bağırıyor:) bu hafta sonu babalar günü.Babamızın gününü kutlamak için çok güzel fikirlerim vardı ama sanırım yapamayacağız.Çünkü evimiz misafir dolu olacak.İzmir'den halamız ve kuzenimiz,Çorum'dan büyükbabamız,halamız ve eniştemiz,Almanya'dan amcamız gelecek.Amcamız nazı ilk defa görecek bakalım yeğenini gördüğünde ne yapacak.Bu hafta evimiz pek cümbüşlü olacak anlayacağınız.Oysaki kızım babasına elleriyle şekil verdiği kurabiyeden yedirecekti.sadece ona özel yapacaktık bu kurabiyeleri üzgünüm aşkım.Bu kalabalıkta senin kurabiyeler yatar.Belki bir sonraki hafta sonu nazoşla beraber telafi ederiz;) Aslında bu yazıyı yayınlamadan birgün önce yazdım ve bugün doktorumuz julide hanımı ziyarete gittik.Çok eğlenceliydi yeni öğrendiği şeyleri sergiledi.Güldük nazoşa.Gelişimimiz gayet iyi uzun boylu bir kız olacağını söyledi doktorumuz.Balığı haftada 2 gün yemesi gerektiğini de ekledi. Ancak malumunuz yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde balık bulmak daha doğrusu taze balık bulmak sıkıntı.Bu yüzden haftada 1 kez balık yiyor nazoş bu yüzden yemediği günlerde haftada 2 gün oceon adında işlenmiş balık yağının bulunduğu şurubu kullanmamızı önerdi jülide hanım.Bu ay nihayet son aşımızı da olduk (prevener) artık 2 yaşına kadar aşı yok.Anlayacağınız bir süre aşı sitresinden kurtulduk.Naz ile vakit geçirmeyi çok seviyorum beraber uyanmayı onun ağzına aldığı her lokmadan sonra ımmm diye çıkarttığı sesi (beğendiği anlamına geliyor) arkamda gezip bacaklarıma yapışmasını bir kedi gibi sürünüp bacaklarımın arasından geçmesini kafasına şapkasını takıp ''hadi'' demesini gün içerisinde çok özlüyorum zuzumu.Kızımın büyümesini tam anlamıyla yaşamak isterdim.Umarım kızımda bu ayrılıklar için beni affeder.Herşey senin içi zuzum. Daha nice güzel günlerimizin olacağı temennisiyle hoşçakalın...

15 Mayıs 2008 Perşembe

naz büyüdü






naz mavi gözlü bir prenses.şuanda 14 aylık hala bir bebek her ne kadar kendinden küçüklere büyükmüş gibi davransada o hala bebek:) 4 tane dişimiz var biraz tembeliz.2 aydır son hız yürümeyi öğrendik.anne baba çalıştığımız için canım annem zuzuya bakıyor.bu yüzden günün büyük bir kısmını anneannesi teyzesi ve büyükbabasıyla geçiriyor.Enerji dolu sürekli oyun isteyen öpmeyi çok seven bir zuzu.Biz (baba ve anne) zuzu diye seviyoruz.Bana annii babaya abi diyor:)) hala baba demedi.Yemek yemeyi çok seviyoruz (maaşallah:)) biraz bana çekmiş sanırım.tatlı vazgeçilmezimiz.bloggumuz biraz geç kaldı, artık 1 yaşından sonraki günlerimizi paylaşacağız sizlerle. yakında teyzemiz evleniyor o yüzden evimiz biraz heyecanlı.Burda nazın yaptığı sevimli anılarını paylaşacağım.Bloggumuzu ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.