2 Şubat 2009 Pazartesi

HAFTA SONU MEMLEKETTEYDİK

Cadı Nil Nazoşun saçını yapıyormuş:)))

Bu hafta sonu sevgilinin:)) memlektine gittik.halamız ay dedemiz ve kuzenlerimizle güzel bir haftasonu geçirdik yedik içdik eğlendik.Çok çabuk geldi geçti.nazoşcum izmir'deki sevgilinin yeğeni kızımın dayısı olur kendisi. benim erkek kardeşim olmadığı için sevgilinin yeğenlerine dayı diyoruz.İlk defa tanıştılar pek bi seviştiler dayınında nazoşdan 1 yaş büyük bir kızı var nil allahım nasıl dilli nasıl cadı kıskanç herşey benim diyor.nazoşla hiçbirşeyi paylaşmadı yazık kızım hep ağladı banane ya, banada ver, anne vermiyo gün boyu hep böyle geçti ağladı sakinleştirdik küstü barıştırdık.Zor oldu ama sık görüşememizden dolayı oldu.Biraz uzun kalsaydık eminim kaynaşıcaklardı.Naz çok uyumlu paylaşımcı ama karşı tarafdada bu özelliklerin olması gerekiyor tabi.Arkadaşlarımızın kızı zeyneple nazoş arasında 3 gün var ve çok iyi anlaşıyorlar onlarla da görüştük nazoşla zeynep sarmaş dolaş dudak dudağa nil gelince saçlar diken diken:)) 1 yaş ne kadar fark ediyo.Nazoşun babaannesi yok (allah rahmet eylesin) nil ve deniz halamızın torunları oluyor.Onlar babaanne dedikce nazda babaanne kelimesi hoşuna gitti ve oda babaanne diye gezip durdu:) nil ve deniz babaanneyi kendi arasında paylaşamazlarken bide nazoşun ortakçı olarak geldiğini düşündüler kriz çıkarttılar naz babaanne demesin onun babaannesi olma. Off bizim için eğlenceli ama kızım için pek eğlenceli geçmedi.Umarım biraz büyüyünce çok iyi olur araları. Sonuç olarak kızım kendini savunamıyor mız mız ağlıyor elinden birşey alındığı zaman bana gelip ağlıyor sinir oluyorum çünkü eylülde kreşe vereceğim mecburen orda ne yapacak ben yanında olmayacağım.Gerçi birgün alırlar elinden birgünde dayak yer:) sonra oda öğrenir diyorum umarım beklentilerim doğrultusunda olur.


yeni anahtarlığım:)))

Bu aralar pek yazamadım yeni işyeri yeni ortam müdürler genel müdürler heryerde açmak pek mümkün olmuyor. Yazamasamda ara ara girip ne var ne yok bakıyorum.En kısa zamanda tekrar görüşürüz...

26 Ocak 2009 Pazartesi

YORUMSUZ


Umarım bu hafta sonu hepimiz için şeker tadında geçmiştir. Hafta başı bazılarımız için sendromludur. Bugünü çabucak atlatmanız:) ve hafta içininde güzel olması için bir başlangıç yapalım. Ben bu resmi ilk gördüğümde bişeye benzetemedim iki aşık denizi seyrediyor dedim. Ama o kadar değilmiş iyice bakın çok güzel birşey göreceksiniz. Fotoshop olabilirmi dedim kendi kendime umarım değildir umarım bu bir doğa güzelliğidir. Yorumlardan sonra ikinci resmi ekleyeceğim görmeniz gereken şeyin ne olduğunu göreceksiniz ve çok şaşıracaksınız.Hadi bakalım yorumları bekliyorum.

24 Ocak 2009 Cumartesi

BEN SANA MECBURUM BİLEMEZSİN...

Ben sana mecburum bilemezsin.
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum sen yoksun
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..
ATİLLA İLHAN

Çok seviyorum bu şiiride saygıdeğer şairimiz Atilla İLHAN'ı da ne kadar güzel yazmış(Allah Rahmet Eylesin). Ben sana mecburum bilezmezsin demiş sevgili şairimiz. Bende sana diyorum sevgili eşim ben sana mecburum bilemezsin.Seni bu gün daha bir özledim:)

Bugün cumartesi haftanın en güzel günü benimde en sevdiğim gündür ama bugün hiçde öyle olmadı çok sıkıcı eşimden kızımdan ayrıyım nöbetteyim:(( hava deseniz çok kötü hem soğuk rüzgarlı hemde kara bulutlar çökmüş.Yani tam yağmur havası.offf biri gelse beni kurtarsa çoook sıkıldım vakitde hiç geçmiyor.Bütün blogları tek tek gezdim yetmedi bidaha gezdim.Oda yetmedi eskilerine baktım:)) (kendime gülüyorum) Ya ne gerek var şimdi ben nöbetteyim. öğleden önce bitti işim gideyim yok mesai saatini bekle. Bide kurumumuz özelleşti ki sormayın daha bir sıkı şimdi geldiğin gittiğin saatler tutuluyor. Neyseki çok az kaldı artık hafta sonu nöbetim olmayacak ufak bir terfi aldım. Bu konu aklıma geldi birazcık mutlu oldum:P Umarım sizlerin hafta sonu çok çok güzel geçmiştir.Sevgili eşleriniz ve küçük kuzucuklarınızla güzel bir haftasonu diliyorum.
sON dK. Notu: Kızım ve eşim beni almaya geliyorlar yuppii:P

20 Ocak 2009 Salı

Yaşasın Cıp Cıp Yapıcam:))

Nazoşun fotoğrafını çekmek poz vermesini sağlamak çok zor. doğal olsun dersen ekranda karman çorman bişeyler gözüküyor:)) ne olduğu belli olmayan. Ama bu fotoğraları çekerken günündeydi.Yemek yedikden sonra banyoya girdi daha doğrusu girmek zorunda kaldı. Hanımefendi kendi kendine soyunmuş. Ben mutfaktayım babasının yanında sanıyorum. Eşim oturma odasında benim yanımda sanıyor. Şekerlik antrede oturmuş başdan aşağı soyunmuş. Sonrada babasının yanına gidip memişi öp diyormuş:) o halini görünce eşim tabiki sibeeeel diye beni çağırdı.gittim ve inanamadım.
-Eşime; senmi soydun.

-Yok ben soymadım kendi soyunmuş ben senin yanında sanıyordum.

-Bende senin yanında sanıyordum.Sen giydir benim mutfakta biraz işim var.

-Tamam dedi.
ama arkamdan geldi eşim. geri döndüğünde, naz bezinide çıkarmış ve ne görelim kakasını yapmış. Temizlemek ne mümkün banyo yaptıralım deyince.
Nazoşun tepkisi;
-Yaşasın cıp cıp yapıcam:) (Kollar havada)

Cadı emeline ulaştı ya ondan mutlusu yoktu o gün. Tabi bu mutluluğuda fotoğraflara yansıdı. günün sonundada mışıl mışıl uyudu. Benim elimde hala fotoğraf makinası vardı:)) Sonrada fotoğrafları sevgili yasemin'in tavsiye ettiği sitede kolajladım. Tekrar teşekkürler yasemincim. Yorucu bir o kadarda eğlenceli birgün bitmiş oldu.

8 Ocak 2009 Perşembe

içimden dökülenler


Bu da bizim küçücük minicik:) aile ağacımız. şimdilik
bu kadarız.inşallah ömrümüz olurda görürüz diğer dallarında
dolduğunu. Belki bir kardeş (belki pek niyetim yok ama),
nazoşun eşi ve torunlar ne güzel bir görüntü:)))

Annesinin balı kocaman bir kız oldu. herşeyi konuşuyor ve taklit yapıyor. annem işe gitti.cicik çiko cipi alcak. 2. yaşımızı kutlamamıza çok az kaldı. bu doğum gününde üflenen mumların,pastanın sana ait olduğunu bileceksin. neler yapacaksın çok merak ediyorum. işdeyken seni o kadar özlüyorumki anlatamam.hafta sonları yetmiyor sana doymama.bebeğim zuzum.şükürler olsunki allah bana senin gibi bir evlat verdi.seninle birlikte tüm evlatları allah anasına babasına bağışlasın. iyiki doğdun kuzum.

24 Aralık 2008 Çarşamba

Nazoşumun bu hali kalmadı şimdi kocaman bir kız oldu:) kendi deyimiyle abla oldu. bu resim koymamın nedeni kolaj denemesi yaparken nedense bunlar takıldı gözüme. çok tatlı çıkmış bebeğim.fotoğraf makinasıyla arası pek iyi değil poz vermez asla o yüzden kaç kovala yapıyoruz.yeni fotoğrafları yapıp ekleyinceye kadar byy.

18 Kasım 2008 Salı

10 Kasım 2008 Pazartesi

8 Eylül 2008 Pazartesi

Yazın Son Demleri:(

Yaz mevsimide geldi yaktı kavurdu tüm türkiye'yi ve sessizce yerini sonbahara verme hazırlığında.Eylül ayının ilk günlerindeyiz artık sabahları üşüyoruz. Nazoşu sıkı sıkı sarmaya başladık.Hiç istemiyorum kışın gelmesini nedendir bilmem ama, kış mevsimini hiç sevmem evden dışarı çıkamama,hasta olma korkusu helede kar yağdığında trafiğin felç olma durumuna birde belki yaz gününde doğmuş olmamında etkisi olabilir.Tabiki yapacak bişey yok elden ne gelirki kış kapıyı çalmak üzere. Hazırlıklar tamamlandı sayılır.Bu yaz çalışdığımız için yazıda anlamadık geldi geçti bir kere havuz koskaca 3 ayda kime yeterki.Fırsat bulamayınca yapacak birşey yok.Bir dahaki yaz için planlarımızı yapmaya başladık inşallah gerçekleştirebiliriz.Babamızın köyüne gittik geçtiğimiz hafta sonu.Ben pek sevmiyorum köyü belkide genç olmamasından dolayıdır.Ama eşimin ısrarlarına daha fazla dayanamayarak gittik.Bu işden tek karlı çıkan nazoş hanım oldu.Çok sevdi kediler köpekler onun bu kalabalık şehir hayatında arayıpta bulamadığı bir ortamdı.Temiz havası, doğal yiyecekleri de cabası. Arada gaka(parka) dedi ama sağdan soldan çıkan hayvanları görünce unutuyordu tabii. Köy demeyi de öğrendi nazca diliyle:) böö. Yeni öğrendiği birsürü şey oldu. Çocuklu olmak çok güzel yazda olsa kışda olsa mevsim evladın yanında olunca nerde olursan ol cennet oluyor sana.Hayatı anne ve baba olarak onun için yaşıyoruz. ona göre plan yapıyoruz o neden mutlu olur neyi sever yada neyi çok severek yerde doyar diye düşünerek yapıyoruz.Hatta babasını benden kıskandığı için sırf üzülmesin kıskanmasın diye yanında birbirimize sarılmayı masumca öpmeyi bırakın dokunmuyoruz bile.Kızımızın ilk aşkı babası elinden nasıl alabilirim. Bir süreliğine tabii (bir kaç yerde okuduğuma göre bu süreç 3 yaşına kadar sürüyormuş idare edeceğiz).Sadece benimle paylaşmasa neyse başka bir çocuğa babası ilgi göstersin hemen araya giriyor paylaşılamıyor babamız.Bu olay aslına bakarsanız beni sinir ediyor.Nasıl kıskanıyorum sanırım 3 yaşına gelmesine ve ilk aşk olmakdan çıkıp babasının olduğunun farkına varana kadar dayanamayacağım bir gün patlayacağım o kadarki yemeğini bile babasının yedirmesini istiyor.Babamızında keyfine diyecek yok dört köşe oluyor.Babaçi cıkliy (babacığım seni çok seviyorum diyor nazca:)) Bir yer keşfettik aslında hep varmış ama biz yeni keşfettik Ankara'da http://www.kindyroo.net/ diye çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimine faydalı olan bir yer bu hafta sonu için nazoşu ve arkadaşı arda'yı buraya götüreceğiz bakalım neler yapacaklar.Ankara'da yaşayan böyle bir yer arayanlara tavsiye ederim çok güzel bir yere benziyor sitesine girip inceleme yapabilirsiniz. ilk seansıda ücretsiz bu arada en azından denemeniz için.bir dahaki sefere edindiğimiz deneyimlerde görüşmek dileğiyle.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Beklenen Gün Geldi ve Teyzemiz Evlendi








Evet beklenen gün geldi kızımın teyzesi evlendi yuvadan uçtu.Bizim için gerçekten çok zor oldu.Yaşanılan onca şey anılar çocukluğumuz hepsi gözümün önünden aktı geçti. Kardeşim beyaz gelinlik içinde yeni hayatına ilk adımları atıyordu.Ailesi olarak hem çok mutluyduk hemde içimiz yanıyordu çünkü artık yanımızda değil kıbrısa gelin gidiyordu benim küçük kardeşim :( burda bizimle olmasını çok istiyordum ama bu onun hayatıydı artık. Allahım ne kadar zormuş çok ağladım gitme demek istedim sarıldık ağladık bidaha sarıldık.Ölüm ayrılığı olmasın mutlu olsun deyip teselli ettik. Gurbet kuşum oldu artık.Naz ilk defa gelin gördü ve o gelin onun bitanecik değdisi (sevgi diyor aslında) hergün onu yıkayan uyutan değdisi (sevgi'si).

Bende birgün baba evinden çıktım ama arkamda bu denli bir acı bıraktığımı hiç düşünmemişdim çünkü giden bendim kalanlar teselliyi birbirinde buldular.Şimdi kalan biz olduk giden değdimiz (sevgimiz). Allah'ım sizi birbirinizden hiç ayırmasın hep böyle mutlu olun ve birbirinizi hep sevin, sayın.Ayrılığımızın acısı siz mutlu oldukca azalacak çünkü.

Canım Kardeşim seni çook seviyorum.